Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma Davası Hangi Gerekçelerle Açılabilir?

Boşanma davası, eski kanunumuzda iki tane gerekçesi vardı. Birincisi genel gerekçe, bu şiddetli geçimsizliktir. Yani bunun içerisine her şey girebilir. Özel boşanma sebepleri vardır. Bunlar; zina, akıl hastalığı, cana kast, pek fena muamele, terk gibi kanunda tek tek sayılmış sebeplerdir. İhtiyaca binaen ülkemizin sosyal yapısı ve dünyanın gelişimine uygun olarak son zamanlarda bir gerekçe daha eklenmiştir kanunumuza. Anlaşmalı boşanma. Yani taraflar evliliklerinden bekledikleri faydayı göremiyorlarsa ve hakim huzuruna gitmeden kendi aralarında nasıl ayrılacaklarını bir protokol haline getirebiliyorsa yani anlaşabiliyorlarsa mahkemeye müracaat edip tek celsede boşanma imkanı sağlamıştır kanun koyucu.

Bu mahkemelerimizin iş yükünü azalttığı gibi insanların ki bu insanlar belirli bir seviyede, belirli bir artık toplumumuzda geldikleri düzey itibari ile akıl sahibi, birlikte olmaları imkan dahilinde olmadığını kendileri taraflar görebilmektedirler. Dolayısıyla kanun koyucu onlara da bir değer vererek bu anlaşmazlıklarını çok daha vahim durumlara getirmeden anlaşarak ayrılma bilme imkanı getirmiştir. Genel boşanma sebebi şiddetli geçimsizlik ise her durumun içine girebildiği yani dünya görüşümüz farklı, anlaşamıyoruz, benim ak dediğime diğeri kara diyor gibi en uç noktadan en basit sebeplere kadar her türlü sebebi içine sokabileceğimiz genel boşanma sebebi  dediğimiz şiddetli geçimsizlik davalarımızın, ülkemizde davalarımızın çok büyük bir oranı beki %80-%90 bu sebeple açılmaktadır.

Diğer kanunda sayılmış özel boşanma sebepleri vardır. Bunlar terktir, bir taraf dayanamamıştır artık aynı çatı altında yaşamaya o ortamı terk edip gider. Bu terk sebebiyle boşanma sebebi. Bir taraf kanunumuzda, ceza kanunundan eskiden zina suçtu, gelişen toplumumuzun ortadan kanun koyucunun bunu ceza olmaktan çıkarmıştır ancak boşanma sebebi olarak devam etmektedir. Bunu ispat eden taraf haklı olarak davası mahkemede kabul edilecektir.

Akıl hastalığı ise taraflardan bir tanesinin akıl hastalığı doktor raporuyla belgelendiği zaman bu bir boşanma sebebidir. Pek fena muamele yine aynı şekilde ispat edilebildiği takdirde bir boşanma sebebidir. Zaman içerisinde yargıtayımızın kanunların uygulanmasından mütevellit ortaya çıkan durumlarla ilgilide bir takım yönlendirici kararlar vardır. Yani insanlar bir arada yaşarken bir tarafın kendi hijyenine dikkat etmemesi. Örneğin; ağız kokusu işte ne bileyim sağlıklı yaşamaması, yaşantısında aşırı uçlarda olması mesela sabahlara kadar bir tarafın bilgisayarda oyun oynaması gibi modern yaşantıdan kaynaklanan bir takım şeyleri de yargıtayımız kanunda sayılmamakla beraber boşanmada geçerli bir durum olarak kabul etmektedir.

 Boşanma Davası Açmak İçin Avukata Gerek Var mı?

Temel olarak boşanma davası açmak için avukata ihtiyaç yok. Eski kanunumuzda avukatsız takip etmesi insanların daha kolaydı. Yalnız son zamanlarda getirilen davaların takipsizliğini ortadan kaldırmak ve daha hızlı ilerlemelerini sağlamak adına getirilen usül kuralları gereğince artık avukatsız takip etmek bir insanın boşanma davalarını takip etmesi çok zor olmuştur. Çünkü getirilen usül kanunlarına göre belirli süreler var, bu belirli sürelerde belirli işlemleri yapmazsanız hak kayıplarına uğrarsınız. Dolayısıyla temel olarak avukatsız takip edilebilir ancak tavsiyemiz avukat ile takip edilmesi. Çünkü çok teknik bir dava olduğu için artık aile mahkemeleri kurulmuştur.

Bunun geçirdiği süreçleri bir vekil vasıtasıyla takip etmeniz her zaman avantajınıza olacaktır. Çünkü psikolog sosyal görevli incelemesine giderken dahi nasıl bir ruh halinde gittiği insanların çok önemli olup avukatıyla birlikte bunu gitmeden önce tartışması, delilleri ne zaman ne amaçla niye verdiğini mahkeme artık istiyor. Dolayısıyla bunları bir profesyonel insan vasıtasıyla tek tek gözden geçirip her aşamada vekil ile beraber özellikle boşanma davalarında vekil ile beraber takip edilmesi süreçlerin çok faydalı olacaktır. Çünkü çok teknik bir hal alan aile hukuku bunu gerektiriyor artık.

Avukatsız takip edilen davalarda gördüğümüz şu ki; mahkemeler artık hız gerektirdiği için bunları avukatsız takip edenler çok büyük hak kayıplarına uğramakta. Hakimler işlerini yapan, işini takip eden dosyalardaki tarafları daha haklı konumda görüp davalarını kabul etmektedirler. Davasını takip edemeyen, avukata da takip ettirmeyen haklı olsa bile haklılığını ortaya koymadığı için mahkemede bazı hususları reesen göz önünde bulundurmadığı için usülden birçok davaları kaybetmektedirler. Bunun için tavsiyemiz odur ki, teknik bir hal alan aile hukukunda vekil ile bu davalarınızı takip etmenizdir.

Boşanma Ve Şiddetli Geçimsizlik Nedenleri ?

Boşanma Davası Nasıl Açılır
Boşanma Davası Nasıl Açılır

Gün geçtikçe hızla çoğalan boşanma haberleri ve etrafınızda gördüğünüz mutsuz evlilikler sizi korkutuyor mu? Elbette her insan ömür boyu sürecek bir evliliği hayal ederek evlenme kararı veriyor ancak ne yazık ki bunu başarabilmek o kadar kolay değil. Evlilik binlerce yıldır var olan ve ortadan kalkması da mümkün olmayan köklü bir kurumdur. Sağlıklı bir evliliğin birçok şartı olmakla beraber eşlerin birbirine olan saygısının en temel şart olduğu evlilik kurumu, en çok eşler arasındaki güven bağının zedelenmesi sebebiyle son buluyor. Ardından en sık karşılaşılan boşanma nedenleri şiddetli geçimsizlik (ki bu güvenle ve saygıyla ilintili), kötü alışkanlıklar ve ekonomik problemler sayılabilir.

Özellikle kadının modern hayatta aldığı rol ve görevlerin ve kadının iş hayatına katılımının artması ile boşanma oranlarının da yükseldiğini söylemek mümkün. Çünkü kadınlar artık mutsuz giden bir evliliği sürdürmek yerine kendilerine yeni bir hayat kurmayı tercih ediyorlar. Bunu başarabilecek ekonomik gücü kendinde bulan kadın, hukuksal olarak da artık daha kolay olan boşanmayı tercih ediyor. Tabi evliliklerde çocuk ya da çocuklar varsa işler biraz daha karmaşık olabilir. Ancak çocuklar açısından da boşanmış ebeveynlere sahip olmak eskisi kadar zorlayıcı bir durum değil.

Eskiden anne-babası boşanmış olan çocuklar, bu durumu gizler ve bundan utanç duyardı. Fakat şimdi evlilik kadar normal bir süreç olduğu toplum tarafından genel kabul gören boşanma çocuklar için de daha anlaşılabilir ve açıklanabilir bir olgu haline geldi. bu, elbette anne ve babanın çocukların psikolojisini düşünerek davrandıkları boşanma süreçleridir. Tanık sayısına da bağlı olarak.

Boşanma Davası Hangi Durumlarda Reddedilir?

Boşanma davasında mahkemenin görevi, kusurlu olan tarafı tespit etmektir. Kanun temel olarak derki; kusurlu olan tarafın dava açmaya hakkı yoktur. Yan dava açmaya kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın hakkı vardır. Bundan hareketle hakim bunu bilmediği için tabi ki işin içine girerek yani delilleri toplayarak, tanıkları dinleyerek bir tarafın ne kadar kusurlu olduğunu, hangi tarafın daha fazla kusurlu olduğu hususunda bir karar vermek durumundadır. Dava açtığımızda eğer davamızı ispat edemezsek.

Gerekçemize bağlı olarak hakim veya mahkeme sizi kusurlu bulursa davanızı reddedecektir. Eğer siz bu davanızda kendinizin karşı taraftan daha az kusurlu olduğunu veya tamamen ilişkinin, evliliğin bu hale gelmesinde tamamen kusursuz olduğunuzu ispat edebilirseniz, dolayısıyla mahkeme davanızı kabul edecek demektir.

Bazen çok ayrık bir durum olmakla birlikte kusurlu olan tarafın dahi dava açma hakkını kanun çok istisnai bir durumda kabul etmektedir.  Bu durum o evlilikten beklenen yararın ne çocuklar için ne toplum için artık kalmama durumudur. Yani bir evlilik devam ederken eğer ailede çocuklar varsa gerek çocukların gerek tarafların gerek toplumun beklentisi olarak bu ailenin hiçbir faydası kalmadığı yönünde hakim bir karar verdiğinde, kusursuz veya daha çok kusurlu olan bir tarafın bile boşanma davası kabul edilebilir. Hakim davayı delilleri inceledikten, tanıkları dinledikten, sosyal görevlinin (psikoloğun) raporlarını değerlendirdikten sonra eğer davayı açanı kusurlu bulursa davayı reddeder.

Boşanma Davası Ne Kadar Zamanda Sonuçlanır?

Boşanma davası tarafların hukuki haklarını nasıl ve nereye kadar kullanacaklarına bağlı olarak değişir. Boşanma davasında eğer tanık sayınız iki ise ve karşı tarafın tanık sayısı da iki ise tanıklar birer celsede dinlenip, iki celse tanıkların dinlenmesi sürer. Psikologların tarafları dinlemesi ki yaklaşık buda her bir tarafı psikolog, sosyal görevli birer saat dinler, bunun için bir süre verelim. Diğer taraftan yazılı delillerin oluşturulması, ön inceleme aşamasını geçmesi, mahkemenin davayı kararla sonuçlandırması muhakkak bir tarafı üzecektir.

Hatta bazen mahkeme bir karar verir. Bir taraf gerçekten üzüldüğü için onu temiz eder, bir taraf da bir detayı göz önünde bulundurarak dosyada bir dilekçe yazar temiz eder. Dosyanın yargıtaya gidip gelmesi ve hukuki hakların işte karar düzeltme dahil sonuna kadar kullanılmasıyla beraber bazı davalarımızın 4-5 yıl sürebildiği görülüyor. Ama normal, mutat, sıradan ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak davalarımız ortalama Türkiye de 1 yıl civarında 1-1,5 yıl civarında sürmektedir. Tanık sayısına da bağlı olarak.

Eşlerin Çocuksuz Olması Boşanma Davasını Etkiler Mi?

Eşlerin çocuksuz olması, boşanma davasının daha kolay bitmesi, insan tarafların daha az konuda anlaşma yapmak zorunda olması nedeniyle çok hızlandıracaktır, bu anlamda etkiler. Çünkü çocuklar olduğu zaman boşanma davalarında özellikle bayan tarafı daha duygusal, çocuklarını daha koruyucu, kollayıcı şeyler yapmaya çalıştıkları için gerek nafaka konusunda gerek diğer düzenlemeler konusunda ortak konut konusunda bir yığın başka problemlerle karşı karşıya kaldıkları için çocukların o an oturdukları evden, bağlı bulundukları okullar, yaptıkları sosyal aktiviteler o zamana kadar ki alışkanlıkları olması dolayısıyla anlaşmaya varmak daha çok konuyu detaylandırmak anlamına geliyor.

Bu detaylar zaten taraflar birbirlerine karşı bir şüphe içerisinde oldukları için, güven kaybı olduğu için söylenilen veya anlaşmaya varılan konularda ilerleme kaydetmek çok güç olmaktadır. Dolayısıyla çocuk olmadığı durumda yapılan anlaşmalar daha kolay yapılıyor mahkemeler daha hızlı sonuçlanıyor, çocuklar olduğu zaman hem sosyal görevlilerin çocukların yüksek menfaati gereğince araştırması gereken konular arttığı için, tarafların çocuklarla ilgili yapılacak düzenlemelerdeki menfaatleri çakıştığı için, nafaka miktarlarında farklılıklar olduğu için hem mahkemeler uzuyor hem de anlaşmak daha güç olmaktadır. Dolayısıyla çocukların olması mahkeme süreçlerini uzatmaktadır.

Evlilik Öncesi Yapılan Protokol Boşanmada Mal Paylaşımını Nasıl Etkiler?

Evlilik öncesi evlilik sözleşmesi adı altında yapılan sözleşmeler, boşanma durumunda mal paylaşımında sözleşme lehine olan taraf yani mal varlığı çok olan taraf mal paylaşım davasından kurtulmuş olur. Ancak evlilik sözleşmesi olması hiçbirşey ödemeyeceği anlamına gelmiyor. Aileyi korumakla yükümlü olan aile mahkemelerimiz toplumun temelini oluşturan bu yapıyı korumak adına dosyaya baktıklarında kusurlu olan taraf, mal varlığı çok olan taraf ise diğer taraf aleyhine yani davasında haklı olan ve tazminata hak kazanan taraf lehine yaşam standartına göre ve o tarafların aile birliği içerisinde ekonomik imkanlarına göre hayat standartlarına göre kusurlu tarafa bazen normal hayatımız da bize çok uçuk gelen yüksek tazminat miktarlarına karar verebilmektedirler. Çünkü iki taraf ekonomik imkan olarak çok üst düzeyde ise ekonomik imkanları çok olan taraf muhtemelen daha çok kusurlu oluyor.

Çünkü ekonomik imkanlarını kullanırken, gerek toplumun içerisinde ki onun ekonomik imkanlarından faydalanmaya kalkışabilecek insanlar gerekse başka sahiklerle, nedenlerle hatalı aile birliğine yönelik hatalı davranışlarda bulunabiliyorlar. Dolayısıyla kusurlu olma ihtimalleri daha çok oluyor. Hal böyle olunca kusursuz olan taraf zaten evlilik birliği kurulurken evlilik sözleşmesi ile evlilik birliğini oluşturan taraf evlilik, mal paylaşımında o anlamda edinilmiş mal ortaklığının giderilmesine ilişkin bir dava açamayacağı için sözleşme imzaladığı için ancak kusur karşı tarafta olduğu zaman hem maddi olarak hayat standartına yani eşinin onu taşıdığı hayat standartının çok düşmemesine mahkeme dikkat ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir